Alternatif Menü
       Ana Sayfa
       Huder Forum
       Dergimiz
       Dokümanlar
       Site Üyeleri
       İnternet Bağlantıları
       Yargı Kararları
       Planlanan Faaliyetler
       Gerçekleşen Faaliyetler
       Sürekli Faaliyetler
       Ziyaretler
       Basın Açıklamaları
       Şube Yöneticilerimiz
       Tüzüğümüz
       İletişim ve Ulaşım
       Fotoğraf Galerisi
       Site İçi Arama
       Basında HUDER

En Hit 10 Döküman
 
1 Hukuk Devleti Olmaklığın Dayan 18156
2 Yemen Gezi Notları 16359
3 Bosna Hersek Gezi Notları 16286
4 Devre tatil sözleşmelerinde di 15154
5 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14453
6 Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Cumhu 12755
7 Başörtüsünün Hukuki Mahiyeti 11538
8 Mısır-Ürdün-Suriye Gezi Notlar 9744
9 Memurların Yargılanması 9076
10 AİHM'e başvuru ve sonrası 7363
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Hukuk, Hukukçu ve Hukukta Refo 5849
2 Türk Demokrasisinin 56 Yılı ve 6755
3 Öyleyse Neden 6677
4 Sunuş 5710
5 Afet Kararnameleri 6088
6 Hukukçular İçin Muhtemel Mesle 6018
7 Havana Kuralları 5608
8 Borsa ve Bölgesel Borsalar 6225
9 Memurların Yargılanması 9076
10 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14453
 

En Çok Okunan 10 Karar
 
1 Devre tatil sözleşmesinin ipta 17446
2 Devre tatil sözleşmesinin ipta 13265
3 İdari para cezaları kesinleşme 11777
4 İcra takiplerinde asgari vekal 10821
5 Vergi davalarında nisbi ve üst 8611
6 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 8462
7 Eğitime Hazırlık Ödeneği (Kırt 8284
8 Telekom Sabit Ücret İptal Kara 8186
9 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 7906
10 Devre tatil sözleşmesinin ipta 7826
 

Son Eklenen 10 Karar
 
1 Telekomun uyguladığı sabit ücr 4832
2 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 6062
3 Davayı kazanan İlam aslının al 6353
4 E-Posta Ile Sovme Sucu 5717
5 İdari para cezaları kesinleşme 11777
6 Adil yargılanma hakkı 6740
7 Tel. Hattı almadan ADSL kulla 6320
8 Evlilik nedeniyle iş akdinin f 6975
9 Başörtüsüne ilişkin iptal kara 5373
10 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 7036
 
 
 

 

Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Cumhur (Millet) İradesi ve TBMM


1-Cumhurbaşkanı kimdir?

 

2-Kimler Cumhurbaşkanı olabilir?

 

3-Kimler Cumhurbaşkanı adayı gösterebilirler?

 

4-Cumhurbaşkanını  kimler seçer?Seçim şartları nelerdir?

 

5-Cumhurbaşkanı seçiminde toplantı ve karar yeter sayısı kaçtır?

 

6-Cumhurbaşkanı seçiminin denetimi mümkün mü?

 

Türk Dil Kurumu sözlüğünde;

 

“Cumhurbaşkanı; Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde devlet başkanı, reisicumhur, cumhur reisi” şeklinde tanımlanmaktadır.

 

1982 TC Anayasası'nda “MADDE 104. – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

 

Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır :”Yasama, yürütme ve yargı ile ilgili olan görevleri vardır.         

 

SIRASI İLE CUMHURBAŞKANLARIMIZ VE GÖREVDE KALMA SÜRELERİ

 

1. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ( 15 yıl 11 gün görevde kaldı.)                             

 

2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü (11 yıl 6 ay 11 gün)

 

3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar (10 yıl 5 gün)                                                                    

 

4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel (4 yıl 5 ay 18 gün)Milli Birlik Kom. Başkanlığı 1 yıl 4 ay 13 gün)

 

5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay (7 yıl)                                                                                 

 

6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk (7 yıl)                                                                               

 

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren (7 yıl. Evren, 2 yıl 1 ay 28 gün ise Milli Güvenlik Konseyi Başkanı)    

 

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal (3 yıl 5 ay 8 gün )                                                                  

 

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel (7 yıl)

 

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer (7 yıl)

 

*Cumhurbaşkanını  hangi kurum ve kimler seçer?

 

*Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda TBMM bu yetkisini milletten almaktadır ki, bu da;

 

1982 TC Anayasası'nda “ Madde 6 - Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

 

 Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

 

1982 Anayasa'sında “Cumhurbaşkanı A. Nitelikleri ve tarafsızlığı

 

MADDE 101.– Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.

 

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.

 

Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.

 

Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer.”

 

Anayasa'nın 101. maddesinde yer aldığı biçimiyle, TBMM üyelerinden, 40 yaşını doldurmuş, üniversite mezunu olan her kişinin cumhurbaşkanı adayı olabilir, ayrıca, yine aynı maddede belirtildiği üzere, 110 milletvekilinin imzasıyla 40 yaşını doldurmuş, üniversite mezunu olan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da Meclis dışından aday gösterilebilir, Cumhurbaşkanlığı'na aday olacak kişiler ya da aday gösterilen kişilerin başvurularının, 16 Nisan 2007 günü mesai saatinin başlaması ile 25 Nisan 2007 günü saat 00.00'de kadar TBMM Başkanlık Divanı'na ulaştırılması gerekmektedir.

 

*TBMM Anayasa'dan almış olduğu yetkiye dayanarak önümüzdeki günlerde 11. Cumhurbaşkanını seçecek.

 

1982 ANAYASA'SINDA CUMHURBAŞKANLIĞI  SEÇİMİ

 

MADDE 102.– Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.

 

Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.

 

En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.

 

Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.”

 

Türkiye'de bazı çevrelerin ''Kim aday olursa olsun, TBMM'nin cumhurbaşkanı seçimi için 367 üyeyle toplanması gerekir. Bu eksik olursa biz ne yapacağımızı kamuoyuna duyurduk. İşi Anayasa Mahkemesine götüreceğimizi herkes biliyor'' ifadelerini kullanarak Cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçim sürecinde kamuoyunda farklı düşüncelerin oluşmasına yol açmaktadırlar.

 

ANAYASA'DA TOPLANTI YETER SAYISI 184

 

“Anayasa’da toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısı ile ilgili kurallar var. İlgili madde söyle diyor: Anayasa’da aksi belirtilmediği takdirde, toplantı yeter sayısı üye tam sayısının 1/3 dür (yani 550/3 = 184). Karar yeter sayısı ise toplantıya katılanların yarısından bir fazlasıdır. Hiçbir koşulda karar yeter sayısı üye tamsayısının 1/4 ünün bir fazlasından az olamaz ((550/4)+1=138)

 

T.C.1982 Anayasa'sında “ Toplantı ve karar yeter sayısı MADDE 96.– Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

 

Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.”

 

Toplantı yeter sayısı 184’tür. Son 3 cumhurbaşkanlığı seçimi için de meclis başkanlığı seçimlerinde de 367 aranmamıştı. Toplantı yeter sayısı 367 ise önceki seçimlerde hata yapılmış demektir.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "367 oy şartı"nı dayatan çevreler gibi düşünmeyen, Anayasa Mahkemesi eski başkanı Yekta Güngör Özden, "Toplantı yeter sayısı 184'tür" şeklinde görüş açıklıyor.. Özden, Cumhurbaşkanlığı konusunda bazı kesimlerin öne sürdüğü "367 şartı"na katılmadığını söylüyor..  "Herkesten farklı düşünüyorum bana göre TBMM 184'le açılır. Toplantı yeter sayısı 184'tür, Karar yeter sayısı da 367'dir. Anayasa'da bunu ayrıntıları var. Yöntem gizli oydur. Onun dışında toplantının açılması, başlaması ile ilgili bir hüküm yok" diye düşüncelerini ifade ediyor.

 

Üzerinde tartışılan nitelikli çoğunluk zorunluluğu iddiasına açıklık getirmek gerekirse;

 

-Anayasanın 96. maddesi ve TBMM İçtüzüğünün 57. maddesi toplantı açılabilmesi için gerekli kuralları söylemiştir.

 

İÇTÜZÜK MADDE 57. – Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar. Görüşmeler sırasında işaretle oylamaya geçilirken, yirmi milletvekili ayağa kalkmak veya önerge vermek suretiyle yoklama yapılmasını isteyebilir.

 

Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya Başkan lüzum gördüğü zaman ad okunmak suretiyle yapılır.

 

Yoklama sonucunda, üye tamsayısının en az üçte birinin mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilir. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa, birleşim kapatılır.

 

TBMM İçtüzüğü Cumhurbaşkanının seçimi konusunda şöyledir:“Cumhurbaşkanı seçimi

 

MADDE 121. – Cumhurbaşkanı, Anayasanın 101 inci maddesinde yazılı nitelikleri taşıyan adaylar arasından, Anayasanın 102 nci maddesi hükümlerine göre seçilir.

 

Cumhurbaşkanı seçiminin sonucu, yeni Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının ve birleşimde görevli Başkanlık Divanı üyelerinin imzaladıkları bir tutanakla bildirilir.

 

Cumhurbaşkanı seçimi tamamlanınca Başkan, yeni Cumhurbaşkanına seçildiğini bildirmek üzere oturumu kapatır.”

 

TOPLANTI VE KARAR YETER SAYILARI ÇOK AÇIK

 

“Anayasa karar yeter sayısı ve toplantı yeter sayısını açık (sarih) biçimde yazmış. Hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek şekilde toplantı yeter sayısı 184, karar yeter sayısı ise 138’dir.

 

ANAYASA SEÇİMİ KOLAYLAŞTIRIYOR. YİNE OLMAZSA SEÇİMLE CEZALANDIRIYOR

 

1982 Anayasa’sı, 12 Eylül öncesi kaos ortamının sebeplerinden birisini yüzlerce  turda cumhurbaşkanı seçilemeyişinin olduğunu görülmüş ve önlem almıştır. Cumhurbaşkanı için nitelikli oy gerekmektedir. Ancak Meclis bunu ilk iki turda başaramazsa 3. turda bir basamak kolaylık, yine olmazsa 4. turda bir basamak daha kolaylık tanımış, yine seçim başarılamazsa seçimi yeni Meclis’in yapması öngörülmüştür. Mantığı bu olan maddeyi seçimi daha ilk turda kilitleyecek şekilde yorumlamak doğru olamaz.

 

YA 400 MİLLETVEKİLİ VARSA

 

İlk tur oylamaya 367’nin üzerinde mesela 400 milletvekili katılsa, ancak 33’den fazla milletvekili ilk turdaki oy dağılımını görmek ve oluşacak eğilime göre kararını belirlemek için oy kullanmaktan çekinirse ne olacaktır. Oy sayısından katılan sayısı saptamak doğru olamaz.

 

MATEMATİĞİN RUHUNA AYKIRIDIR    

 

Toplantı yeter sayısı için 184’ten başka sayı aranmaması matematiği de zorlamaktadır. 184 milletvekili ile toplanan bir genel kurul’da 367 aramak matematiğin mantığına aykırıdır.

 

367 taktikleri ve olasılıklar;

 

TBMM'nin 367 üye ile toplanması konusunda: Cumhurbaşkanlığı seçimi oylamasının Anayasa Mahkemesi'ne taşınacağı yönünde ifadeler kullanılmaktadır.. Peki neye dayanarak  367 meselesi Anayasa Mahkemesi'ne taşınacak?                   Cumhurbaşkanı seçimi bir 'Meclis kararı' ve Meclis kararları da Anayasa Mahkemesi denetimine açık değil.

 

 Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılacak oylamanın 'içtüzük değişikliği-yeni içtüzük oluşturulması' olduğu gerekçesiyle mahkemeye gideceği belirtilmektedir.. TBMM İçtüzük maddesi zaten doğrudan Anayasa'ya göndermede bulunuyor ve seçimin nasıl yapılacağı da Anayasa'nın 102. maddesinde ayrıntısıyla tarif ediliyor. Ortada bir içtüzük maddesi olmazsa Anayasa Mahkemesi'ne de gidilemez, deniyor. Bu görüşe karşı çıkan hukukçular da var. CHP yine de Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir, çünkü oylamada 367 kişilik toplantı nisabının aranmamasının da 'içtüzük ihdası' anlamına geldiği savunulabilinir, deniyor.

 

 Meclis'in Cumhurbaşkanlığı seçimi oturumunu yönetecek başkan, o gün hiç yazılı yoklama yapmayabilir, Meclis'i önce normal bir gün gibi açar, gündem dışı konuşmalar vs. yapıldıktan sonra yoklama yapmadan seçime geçebilir. Bu anda CHP'li üyeler yoklama isteyebilirler. Ancak yoklama istemek için, yoklamayı isteyen 20 üyenin salonda bulunması gerekiyor. O zaman zaten 367 bulunur.

 

CHP oylama yapılmasını bekleyip, oylamada en az 367 oy kullanılıp kullanılmadığına bakıp, kullanılan oyların sayısını 'yoklama' yerine kullanıp o seçim sırasında salonda 367 kişi bulunmadığını kanıtlamak isteyebilir.. Peki oylamada kullanılan lehte, aleyhte veya çekimser oyların toplamı o oturumda kaç kişi bulunduğunu hesaplamak için kullanılabilir mi? 'Kullanılabilir' diyenler, milletvekillerinin hiç oy kullanmayarak bir şeyi protesto etme haklarının bulunmadığını da söylemiş oluyorlar.

 

'Kullanılamaz' diyenler ise doğal olarak bunun tam tersini ileri sürüyorlar..

 

Anayasa Mahkemesi'nin ne düşündüğünü bilmiyoruz. Geçmişte mahkeme 'çekimser' oyların 'kabul' oyu anlamına geldiğine ilişkin bir karar almıştı. Yani her sonuç çıkabilir. Bu şekli ile seçim sonucuna bakıldığında, bu aşamada cumhurbaşkanı seçim oylamasının Anayasa Mahkemesi'ne gitmesi, sonuç ne olursa olsun, seçilecek Cumhurbaşkanı lehine gözüküyor. Anayasa Mahkemesi seçimi iptal eder ve Cumhurbaşkanını seçemeyen Meclis'i olağanüstü erken seçime zorlarsa bundan da Cumhurbaşkanlığına adayını gösteren iktidar partisinin kazançlı çıkacağı söylenebilir. Anayasa Mahkemesi seçimi onaylarsa iktidar partisi  yine kazançlı çıkacaktır, çünkü hiçbir programını değiştirmek zorunda kalmayacaktır, ayrıca anamuhalefet ciddi bir perstij kaybına uğramış olacaktır.

 

TBMM Başkanı Bülent ARINÇ: Yoklama dahi yapmadan gündeme geçilecek           

 

 Tecrübeli  bir hukukçu olan TBMM Başkanı Bülent Arınç NTV'de yayınlanan Can Dündar'ın ''Neden'' isimli programında cumhurbaşkanı seçimi için Meclis'in toplantısı sırasında Genel Kurul'da üçte iki mi, üçte bir çoğunluk mu, sorularına cevabı; TBMM Başkanı Bülent Arınç, cumhurbaşkanı seçimi için Meclisin toplantısı sırasında Genel Kurul'da 184 kişinin olduğuna kanaat getirmesi halinde yoklama yapmadan oylamayı başlatacağını söyledi.

 

 Cumhurbaşkanlığı için adaylık sürecinin başlayacağı tarihle ilgili , adayların 16 Nisandan 25 Nisan saat 24.00'e kadar başvuruda bulunulabileceği bildirdi. Adaylık için başvuru süresinden sonraki 20 günde cumhurbaşkanı seçiminin 4 tur halinde yapılacağını ifade etti.

 

“BİLGİ KİRLENMESİ VAR”

 

Cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunda toplantı yeter sayısının 376 olacağı iddiasının çok tartışıldığına dikkati çeken Arınç, ''376 sayısı, konuyu bilmeyenler tarafından öylesine tartışılıyor ki bilgi kirlenmesi var'' dedi. Toplantının ve seçimin, Anayasa ve İçtüzük gereği nasıl yapılacağı konusu hakkında bilgi veren Arınç, ''Meclis çalışmalarının el kitabı, Anayasa ve İçtüzüktür. 1973 yılından beri pek çok değişikliğe uğramasına rağmen İçtüzükte, her konuda bir istikrar sağlanmıştır'' dedi.

 

Toplantı yeter sayısının 376 olacağına ilişkin iddianın bugüne kadar hiçbir siyasetçi tarafından ortaya atılmadığını ifade eden Arınç, şöyle devam etti: ''Bugüne kadar hiçbir siyasetçinin ortaya atmadığı, düşünmediği iddia veya itiraz etmediği bir konu, eski Yargıtay Başsavcısı tarafından ortaya atılmıştır; bazı siyasiler buna sarılmıştır. Ne gariptir ki hiçbir siyasetçi sayın Kanadoğlu konuşmadan önce böyle bir konuyu gündeme getirmemişti.

 

Bizim Meclisimiz, toplanırken bir toplantı yeter sayısına, karar verirken veya Meclis kararı olarak bir seçim yaparken belli karar sayısı tespit etmiştir. Anayasanın 96'ncı maddesi 'başkaca bir hüküm yoksa TBMM, üye tam sayısının üçte biriyle toplanır' diyor. Anayasanın başka hiçbir yerinde toplantı yeter sayısını belirleyen madde yoktur. Bundan önce 3 cumhurbaşkanı seçiminde Meclis Başkanlık kürsüsünde oturanlar, toplantı yeter sayısını görmüş, cumhurbaşkanı seçme gündemine doğrudan geçmiş; herhangi bir tepkiyle karşılaşmamış.''

 

“184'Ü GÖRDÜĞÜM ANDA GÜNDEME GEÇECEĞİM”

 

Milletvekilliğinin düşürülmesi, genel veya özel af, Yüce Divana sevk kararlarında, cumhurbaşkanı vatana ihanet suçuyla suçlanması gibi konularda nitelikli karar yeter sayısı gerektiğini belirten Arınç, Anayasa değişikliği konusunda da gerekli nitelikli karar yeter sayısının bile toplantı yeter sayısında aranmadığına dikkati çekti. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarını incelediğini belirten Arınç, 1961 Anayasasına göre toplantı ve karar yeter sayılarının farklı olduğunu, Meclis Başkanlığı seçimlerinde bile Genel Kurulun, karar yeter sayısından daha az sayıyla toplandığını bildirdi.

 

Anayasadaki hükmün 367 konusundaki iddiaları reddettiğini ifade eden Arınç, ''Anayasa, bunu reddediyor. İçtüzükte böyle bir uygulama yok. '367 oy gereklidir diyenler' birinci oylamada içeri girenlerle çıkan oyları karşılaştırmayı düşünüyorlar. Ancak 2 veya 3'üncü turda böyle bir şey de yoktur. Olsa olsa ortaya konulmuş bir metot olur. 184'ü gördüğüm anda yoklama yapmadan gündeme geçeceğim ve oylamayı başlatacağım'' dedi

 

“BAŞVURUYU REDDETMESİ, YÜZDE 100'DÜR”

 

Bülent Arınç, Meclisin kararları için Anayasa Mahkemesine müracaat edilemeyeceğini ancak başvuruları şekil ve esas bakımından inceleyeceğine dikkati çekti. Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'nun bugünkü beyanatında ''süratle toplanır, karar veririz'' şeklindeki açıklamalarının bazıları tarafından ''Mal bulmuş mağribi gibi'' algılandığını ifade eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

''Anayasa Mahkemesine müracaat edebilir, bunu şekil ve esas bakımından inceler, reddeder veya kabul eder. Bana göre böyle bir başvuruyu reddetmesi yüzde 100'dür. Kendisine bir müracaat yapıldığında o müracaatı kabul edecektir; kısa sürede kararlarını vereceklerdir. Bu kararın, Anayasada yazılış biçimine uygun olacağı kanaatindeyim. Öyle bir karar çıkacaktır ki 'Türkiye'de iyi ki Anayasa Mahkemesi var' diyeceğiz.''

 

Anayasa Mahkemesine başvurulması halinde kararın bekleneceğini belirten Arınç, seçim turları arasında en az 3'er gün bulunacağını, sürenin de Anayasa Mahkemesi kararı ve seçimin yapılması için yeterli olacağını, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin 16 Mayısa kadar devam edeceğini bildirdi.                                                               

 

“BARİKAT ÜZERİNE BARİKAT”

 

 ''Temsilde adaletsizliğe rağmen, Meclisin 7 yıllık süre için cumhurbaşkanı seçecek olması meşruiyet sorunu yaratacaktır'' denilmesi üzerine Arınç, şu görüşleri dile getirdi: ''Şüphesiz ama maç devam ediyor, oyun başladı. Bundan sonra ağlamanın, sızlamanın, şikayet etmenin, samimiyetle ne kadar bağdaştığını düşünebiliriz. Cumhurbaşkanlığı tartışması, şuradan da başladı. O zamanlar güldük geçtik ama nice siyasetçiler bu konu üzerinde çok ciddi durmaya çalıştılar. Dediler ki bu milletvekili döneminin bitmesine 1 yıl kaldı.

 

Yorulmuş, yaşlanmış Meclis 7 yıl görev yapacak cumhurbaşkanını nasıl seçebilir? Bu bize çok garip geldi, ama bu argüman üzerine neler konuştular, neler... Sayın Cumhurbaşkanı Sezer'in görev süresinin bitmesine 1 ay kaldı ama Anayasa Mahkemesine üye atıyor, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını seçecek, rektörler, YÖK başkanları, hangi tarihte seçtiğine bakmaksızın, kendisinden sonra da görev yapacak. Kimsenin buna itirazı var mı? Meclis son güne kadar yasama görevini yapar, Meclisin yaşlanması, yorulması diye bir şey kabul etmiyorum. İnsanları samimi olmaya davet ediyorum.

 

Ne zamanki bu dönem, cumhurbaşkanı seçmeye kalktı, önüne, barikat üzerine barikat yığanlar var. Bunu, parlamentoya müdahale olarak gördüm.'' Arınç, cumhurbaşkanını, bu Meclisin seçeceğini ifade ederek, bu argümanları üretmek, üzerine yorum yapmak yerine, en iyi niteliklere sahip, ülkeyi Anayasada belirtilen niteliklerde en iyi şekilde temsil edecek cumhurbaşkanını, huzur içinde seçme konusunda herkesin gayretli olması gerektiğini kaydetti.

 

TOPLANTI YETER SAYISI 367  İDDİASI

 

 Cumhurbaşkanının seçileceği oturuma milletvekillerinin en az üçte ikisinin (367 üyenin) katılmasının şart olduğunu savunanlar. Bu iddialarını Anayasa'nın şu maddelerine dayandıklarını belirtmektedirler;

 

Madde 102 -Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir .

 

 Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

 

Bu iddiayı öne sürenlere göre şöyle bir sonuç çıkıyor. Toplantı yeter sayısı, karar yeter sayısından az olamaz. Anayasa, karar yeter sayısı olarak bazı durumlarda değişik kurallar uyguluyor. Mesela Anayasa değişikliği, ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi. Bu istisnalardan Anayasa değişikliğinde Anayasa yapıcı, hem toplantı yeter sayısını belirtmiş hem de karar yeter sayısını. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde yalnızca karar yeter sayısını belirtmiş ama toplantı yeter sayısını belirtmemiş. Bu karar yeter sayısı ilk 3 turda 2/3, son turda ise salt çoğunluk. Bu arada Meclis içtüzüğü de Cumhurbaşkanlığı seçimindeki toplantı yeter sayısını ortada bırakmış ve bir açıklık getirmemiş. Ancak burada Anayasa’nın ‘toplantı yeter sayısı karar yeter sayısından az olamaz’ kuralı gereği ilk turda karar yeter sayısı olan 367 oy aynı zamanda toplantı yeter sayısıdır. Buna ‘nitelikli toplantı yeter sayısı’ ismini verirsek, seçim kapalı oy ile yapılacağından, önceden toplantı yeter sayısı yoklaması istenemez ama sandıktan en az 367 oy çıkmazsa, ‘nitelikli toplantı yeter sayısı’ sağlanamadığından hukuken ilk tur sonuçlanıp, ikinci tura geçilemez. Anayasaya göre 20 gün içinde Cumhurbaşkanı seçilemezse, Genel Seçimlere gidilir.

 

Bu iddiayı öne sürenlere göre; toplantı yeter sayısı olmamasına rağmen ilk üç tur geçilip, 4.turda salt çoğunlukla Cumhurbaşkanı seçilirse konu Anayasa Mahkemesine gider. Genel olarak Meclis kararları Anayasa Mahkemesi denetiminde değildir (yasalar değil kararlar) ve Cumhurbaşkanlığı seçimi bir Meclis kararıdır. Ama bu durumda toplantı yeter sayısı ile ilgili içtüzük ihlali söz konusu olacaktır ve bu konu Anayasal Yargının denetimi altındadır. Yani bu şekilde seçilen Cumhurbaşkanı yargı kararı ile geçersiz yöntemle seçilmiş sayılacak ve Anayasal sürede Cumhurbaşkanı seçilemediği için Genel Seçimlere gidilecektir.”

 

Toplantı ve karar yeter sayısı ile ilgili 1982 Anayasa'sının 96 ve 102 maddeleri de, yasalar da olduğu gibi subjektif yorumlanamaz, keyfi zorlamanın hukuk dışılık olduğunu herkes bilir. Hukuk fakültesi birinci sınıfında verilen bu  bilgiye göre, bir Anayasa Profesörünün dersinden, bu iddiayı öne süren kişi  eğer hukuk fakültesinde öğrenci olmuş olsaydı, sınıfta kalması gerekirdi.

 

367 ISRARINDAKİ AMAÇ NEDİR?

 

Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı AKP milletvekili Burhan Kuzu, cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 kişilik çoğunluk tartışmasının, hukuki olmadığını, "Cumhurbaşkanlığı ilk tur oylaması için nitelikli çoğunluk, yani 367 oy şart" diyen Kanadoğlu’nu eleştirdi ve bu yaklaşımın siyasi nedenli olduğunu savundu. Tartışmada ideolojilerin ağır bastığını söyleyen Kuzu, “Bugüne kadar yapılan seçimlerde Meclis tutanaklarına baktığımızda 367 oy ile ilgili herhangi bir hukuki sorunla karşılaşılmamıştır. Bu çok çok zorlamalı bir yaklaşım.” dedi..

 

Sabih Kanadoğlu ise 367’nin tartışılmasından önce Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’daki tanımının incelenmesi gerektiğini kaydetti. “Devletin başını seçiyoruz, bir komisyona başkan seçmiyoruz” diyen Kanadoğlu, devletin başının Türkiye Cumhuriyeti’ni ve milletin birliğini temsil etmesi, Anayasa’nın uygulanması ve devlet organlarının uyumlu işlemesini sağlaması gibi görevleri olduğunu vurguladı. Yaklaşımın bu nedenle önemli olduğunu ifade eden Kanadoğlu, şunları görüşlerini şöyle açıkladı: “Anayasa’nın 96’ncı maddesi, 1961 Anayasası’nın 86’ncı maddesinin bugünkü karşılığıdır. Bu madde ‘Anayasa’da başkaca hüküm yoksa’ der ve karar yeter sayısı ve toplantı yeter sayısını belirtir. Bu 139’dur. Biz bu maddeden şu sonucu çıkarırız: Anayasa’da başka hüküm yoksa 139 uygulanabilir ve her halükarda toplantı yeter sayısı, karar yeter sayısından fazla olmalıdır.

 

Cumhurbaşkanı nitelikli tam çoğunlukla seçilir. Buna tüm turlar dahildir. 367’nin toplanmadığı belirlenirse ikinci tura geçemezsiniz. Karar sayısı için 367 gerekiyorsa toplantı sayısı için 367'den az bir sayı olması mümkün değildir.

 

Basitleştirelim; ‘10 kişiyle karar alınabilir’, diyelim, 6 kişi geldi toplantıya. 6 kişiyle karar alındığı zaman bu geçerli olmayacağı için toplantı yok sayılacak. Öteki türlüsü dayatma olur. Uzlaşmaya, yanaşmaya mecburdur. TC devletinin başı olacak kişi elbetteki uzlaşmayla seçilmelidir.”  Netice itibariyle Meclis Başkanı yoklama yapmayabilir, engel yok. Sandık açılır, 367’nin altında oy varsa o toplantı yapılmamış sayılır.” dedi.

 

Halbu ki, Özal'ın üçte iki katılımın olmadığı toplantıyla cumhurbaşkanı seçildiği, dolayısıyla AKP'nin de seçim yapabilecektir.  Turgut Özal 'ın cumhurbaşkanlığı seçiminde üçte iki çoğunluk koşulu aranmamıştır. Özal'ın üçte iki katılımın olmadığı toplantıyla cumhurbaşkanı seçildiği, dolayısıyla 354 milletvekili bulunan AKP'nin de seçim yapabilecektir.. Özal Meclis'in üçte iki çoğunluğunun altında bir katılımla seçilmiştir.

 

İçtüzüğün 121. maddesi, "Cumhurbaşkanı anayasanın 101. maddesinde yazılı nitelikleri taşıyan adaylar arasından anayasanın 102. maddesi hükümlerine göre seçilir" hükmünü içeriyor. Seçilecek yeni cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar mevcut cumhurbaşkanının göreve devam edecektir.

 

367 FORMÜLÜNE KARŞI İLERİ SÜRÜLEN ÇÖZÜM

 

 Cumhurbaşkanı seçimi için ilk tur oylamaya 353 iktidar partili milletvekili  tam kadro katılacak ve muhalefet gelmezse başkan yoklama yapmadan  "Çoğunluk var" deyip toplantıya geçecek. Muhalefet  yoklama istiyorsa 20 vekilin imzası ve toplantıya katılımı gerekecek. Böylece 373'e ulaşılacak.

 

Muhalefetin Genel Kurul'a girmemesi ve 367'lik çoğunluğa ulaşılmaması halinde AKP, yoklamasız toplantıya başlayacak. CHP, 20 milletvekiliyle yoklama isteyince, AKP ile CHP'li 20 milletvekilinin sayısı 367'yi geçecek. 367 tartışması bir kez daha gündeme gelince, iktidar partisi  konunun Anayasa Mahkemesi'ne taşınma olasılığına karşı, iki aşamalı bir plan geliştirdiği ifade ediliyor.

 

Buna göre AKP, 20 milletvekiliyle CHP'yi toplantı yeter sayısı istemeye zorlayacak ve ilk tur oylamada bir grup AKP'li Genel Kurul'da bulunmasına karşın oy kullanmayacak. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda, Anayasa gereği aranan 367 oyun aynı zamanda, toplantı yeter sayısı olduğu, ilk turda bu sayı yoksa seçime devam edilemeyeceği iddiaları yine ortalığı karıştırdı. CHP ilk tura katılmayacağını, 367'nin altında kalınması halinde konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağını belirtiyor.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde TBMM Genel Kurulunda Neler Olabilir?

 

1) 367 kişinin Genel Kurul'da bulunması zorunluluğu bulunmadığını savunan AKP'nin geliştirdiği ve kulislerde konuşulan plan şöyle: "CHP'liler birinci tur oylamanın yapılacağı gün, Genel Kurul Toplantısı'na katılmayacak. TBMM Başkanı Bülent Arınç, oturumu yönetecek ve geri kalan 353 AKP'li tam kadro Genel Kurul'da bulunacak. Eğer DYP ve ANAP da, Genel Kurul'a gelmeme kararı alırsa, yoklama yapılmadan başkan (çoğunluk vardır) diyerek toplantıya geçecek. CHP yoklama yapılmasını istiyorsa iç tüzük gereği, 20 milletvekili ile bunu isteyecek. CHP'nin 20 milletvekili de yoklamada sayılacağı için, Genel Kurul'da 373 kişi olacak. Böylece kritik eşik aşılacak. CHP'nin birinci tur oylama sırasında, 367 kişi olmadığı yönündeki itirazları getirmesi olasılığına karşı önlemler alınacak. 20-30 AKP'li milletvekili Genel Kurul'da bulunduğu halde, oy kullanmayacak. Meclis kameraları bu kişilerin Genel Kurul'da olduğunu tespit edecek. Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesi halinde bu vekiller, (milletvekilleri kendi iradeleriyle karar verir. Biz oy kullanmamayı tercih ettik. Genel Kurul'da yeter sayı var ama bazıları oy kullanmadı) diyecek." Yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu (276) sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

 

2) Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci tur oylamanın yapılacağı gün, Genel Kurul Toplantısı'na CHP katılmayacak, ANAP ve DYP katılacak olursa, 354 Akparti + 19 Anavatan = 373 milletvekili olacak, dolayısıyla bir kısım görüşe göre 367 formülü çözümlenmiş olacak. Belki de ilk turda Anavatan partisinin oyları ile  üye tamsayısının üçte iki çoğunlukla Cumhurbaşkanı seçillebilecek.

 

3)Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci tur oylamanın yapılacağı gün, Genel Kurul Toplantısı'na CHP, ANAP ve DYP katılmayacak olursa, 354 Ak Parti milletvekili olacak, dolayısıyla bir kısım görüşe göre 367 formülüne göre toplantı yeter sayısı sağlanamayacağı iddiasına göre seçim yapılamayacak, ancak bu turda 276 oy alan aday Cumhurbaşkanı seçilecek.

 

4) Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci ve ikinci tur oylamalarda, Genel Kurul Toplantısı'nda karar yeter sayısına ulaşılmadığı takdirde, 3.tur oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu (276) sağlanırsa Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

 

5) Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk 4 tur oylamalarda, Genel Kurul Toplantısı'nda karar yeter sayısına ulaşılmadığı ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.

 

SEÇİM YA 26 NİSAN'DA YA DA 15 MAYIS'TA

 

11. Cumhurbaşkanının seçilmesine ilişkin süreç, 16 Nisan Pazartesi günü başlayacak. Adaylık başvuru süreci 25 Nisan Çarşamba günü saat 24.00’te tamamlanacak. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için ilk iki turda 367, 3 ve 4. turda 276 oy gerekiyor. 1961 Anayasası’nda turlar uzayıp gidebiliyordu. Tur ve süre sınırının olmaması siyasi krize neden olunca 1982 Anayasası ile cumhurbaşkanlığı seçimi 30 günlük takvime bağlandı. TBMM 26 Nisan-16 Mayıs arasında yasama faaliyetlerini duracak. Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu 26 Nisan Perşembe ya da 3 Mayıs Perşembe günü yapılacak.  Turların yapıldığı günlerin grup toplantısına denk gelmesi halinde grupların yapılmaması kararlaştırıldı.

 

 İki alternatif; Cumhurbaşkanı seçim turlarıyla ilgili olarak da Meclis Başkanlığı iki alternatif sundu. 1)Buna göre ilk alternatif, ilk turun 26 Nisan Perşembe, ikinci turun 1 Mayıs Salı, üçüncü turun 8 Mayıs Salı, son turun da 15 Mayıs Salı günü yapılması yönünde.

 

  2)İkinci alternatifte ise ilk turun 3 Mayıs Perşembe, ikinci turun 7 Mayıs Pazartesi, üçüncü turun 11 Mayıs Cuma, son turun da 15 Mayıs Salı günü yapılması yer alıyor.

 

 Söz konusu tarihler, partilerin gruplarıyla istişareleri sonucunda yapılacak Danışma Kurulu ile kesinleşecek.

 

276 OY SAĞLANAMAZSA SEÇİMLER YENİLENİYOR

 

TBMM Danışma Kurulu, Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın başkanlığında toplanarak, seçim turlarının hangi günlerde yapılacağını belirleyecek. En az 3’er gün arayla yapılacak oylamaların ilk iki turunda, üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun (367) oyu sağlanamazsa 3. tur oylamaya geçilecek ve 3. turda üye tam sayısının salt çoğunluğunu (276) sağlayan aday, cumhurbaşkanı seçilmiş olacak. Bu turda üye tam sayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde, 3. turda en çok oyu alan iki aday arasında 4. tur yapılacak. 3 ve 4. turlarda seçilmek için bir aday üzerinde 276 oyun toplanmış olması yeterli. 3. ve 4. tur oylamalarda 276 oy alan aday seçilmiş olur. Yani seçilmek için 367 şart değil. Bu oylamada da cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gerekli olan 276 oy sağlanamazsa TBMM seçimleri yenilenecek.

 

DOÇ. DR. MUSTAFA ŞENTOP'UN YORUMU (M.Ü. Öğretim Üyesi / Anayasa Hukukçusu)

 

(29.12.2006 Tarihli Zaman Gazetesi) Türkiye yaklaşık on yıldır "yargıçlar iktidarı"na doğru götürülmektedir. Yargıçlar iktidarı, yargı fonksiyonunun yasama ve yürütme fonksiyonlarına ait yetkileri gasp etmesiyle ortaya çıkmaktadır.

 

Tartışma konusu karar yeter sayısı da bu minvalde gerçekleşen bir duruma tekabül etmektedir. TBMM'nin toplantılarıyla ilgili iki temel kavram, "toplantı yeter sayısı" ve "karar yeter sayısı" kavramlarıdır. Toplantı yeter sayısı, Meclis'in toplanabilmesi için gerekli en az milletvekili sayısıdır. Karar yeter sayısı ise, toplanan Meclis'in bir karar alabilmesi için gerekli en az milletvekili sayısıdır. Türk parlamento geleneğinde, toplantı yeter sayısı Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğu olarak benimsenirdi. 1982 Anayasası, önceki dönemlerde yaşanan toplanamama ve karar alamama ile ilgili sorunlar sebebiyle toplantı ve karar alma yeter sayılarını azaltmıştır. Bunun amacı da bellidir; TBMM'nin daha hızlı çalışmasını sağlamak. Toplantı ve karar yeter sayılarıyla ilgili düzenlemeler meclislerin iç çalışma düzenlerini belirleyen mevzuat metinlerinde (bizde içtüzük), bazı ülkelerde ise bizde olduğu gibi anayasalarda düzenlenmektedir.

 

SİYASETE HUKUK ÇELMESİ

 

Anayasa'nın 96. maddesinde "Anayasada başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz." İçtüzük'ün 2. maddesine göre, istifa, ölüm ve benzeri sebeplerle milletvekili sayısı azalsa da üye tamsayısı değişmez; sabittir. Buna göre, TBMM'nin üye tamsayısı 550 olduğundan, toplantı yeter sayısı bunun üçte biri olan 184 sayısıdır; karar yetersayısı ise üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz denildiğine göre, 139'dur. Bir başka ifade ile, TBMM en az 184 kişi ile toplanabilir ve en az 139 kişinin bir yönde beyan ettiği irade ile karar alabilir.

 

Anayasa'nın 96. maddesinde dikkate takılan, "anayasada başkaca bir hüküm yoksa..." ibaresi olmalıdır. Bir hukukçu gözüyle buradan birkaç mana çıkartmalıyız. Birincisi, bu maddede belirtilen hüküm mutlak hüküm değil, sadece kuraldır, "genel" hükümdür; toplantı veya karar yeter sayıları için başka yeter sayıları arayan "özel" hükümler olabilir; bu mümkündür. İkincisi, toplantı ve karar yeter sayılarıyla ilgili hükümler ancak anayasada düzenlenebilir. Üçüncüsü, madde metninin bir tekrarı gibi de olsa, anayasada başka bir hükümle farklı toplantı ve karar yeter sayıları aranması mümkün olmakla birlikte, bu vaki değilse, yani anayasada başkaca bir hüküm gösterilemiyorsa, uygulanacak olan 96. madde hükmüdür. Anayasada, karar yeter sayılarıyla ilgili, 96. maddedeki hükümden farklı, özel hükümler bulunmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanının seçimi için, üye tamsayısının üçte ikisi veya salt çoğunluğu (94. madde); gensoru sonucunda yapılan güven oylamasında üye tamsayısının salt çoğunluğu (99/4. madde); Yüce Divan'a sevk kararı için üye tamsayısının salt çoğunluğu (100/3. madde); cumhurbaşkanı seçimi için üye tamsayısının üçte ikisi veya salt çoğunluğu (102. madde); cumhurbaşkanının vatana ihanetten suçlanması için üye tamsayısının dörtte üçü (105. madde); görev sırasında güvenoyu için üye tamsayısının salt çoğunluğu (111. madde); anayasanın değiştirilebilmesi için üye tamsayısının üçte ikisi veya beşte üçü (175. madde) aranmaktadır. Ancak, anayasada, toplantı yeter sayısı için ayrı bir hüküm bulunmamaktadır. Anayasa'nın 96. maddesine dönersek, "anayasada başkaca bir hüküm yoksa..." toplantı yeter sayısı, üye tamsayısının üçte biri, yani 184 olacaktır.

 

Anayasa, toplantı ve karar yeter sayılarını genel bir hükümle belirlemiş, bundan farklı, "özel" bir düzenlemeyi de anayasada bulunması şartına bağlamış iken, farklı bir toplantı yeter sayısı nasıl ihdas edilebilir? Önce şunu ifade edelim, burada temel amaç, AKP çoğunluğunun belirleyeceği birinin cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek. Bu neticeye varmak için hukuk kuralları "gaî" bir yorumla değiştirilmeye çalışılıyor. Hukukta "gaî" yorum, adaletin gerçekleştirilmesi, hakkaniyetin sağlanması veya kamu yararının elde edilmesi için yapılabilir; siyaset üretemeyen ve halktan kabul görmeyen bir "azınlık"ın amaçlarını gerçekleştirmek üzere yapılamaz. Burada temel soru şudur; anayasadaki genel hükümden farklı bir toplantı yeter sayısını gösteren özel hüküm yoksa, özel karar yeter sayıları esas alınarak 96. maddedekinden farklı bir toplantı yeter sayısı üretilebilir mi?

 

Yukarıda, anayasada düzenlenmiş olan özel karar yeter sayılarını belirtmiştik. Onlardan hareketle, toplantı yeter sayısının en az karar yeter sayısı olması gerektiği varsayımını esas alırsak, toplantı yeter sayılarını, Meclis başkanının seçimi içinen az 367 veya 276, anayasa değişikliği için 367 veya 331, cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlanabilmesi için ise 413 olarak kabul etmek gerekecektir. Konusu ne olursa olsun, herhangi bir Meclis toplantı yeter sayısı için dörtte üç çoğunluk aranabilir mi?

 

Böyle hukuki yorum olmaz

 

Buradaki sorunun doğru hukuki ifadesi şu olmalıdır: Meclis cumhurbaşkanı seçmek üzere toplandığında, birinci turda yapılan oylamada, toplam oylar, yani oturuma katılan milletvekillerinin sayısı üye tamsayısının üçte ikisinin altında kalırsa, karar yeter sayısı esas alınarak birinci turda cumhurbaşkanı seçilememiş mi olacak; yoksa toplantı yeter sayısı bulunmadığından bahisle seçimin birinci turu yapılmamış mı sayılacak? Bu soruyu, cumhurbaşkanlığı seçimi gibi "his"lerin karıştığı bir yakın gündem maddesi yerine daha soğukkanlı yaklaşılabilecek başka bir örneğe taşıyalım. Anayasa'nın 100. maddesinde Yüce Divan'a sevk kararı için, karar yeter sayısı olarak, üye tamsayısının salt çoğunluğu aranmaktadır ki bu 276'dır. Böyle bir karar için toplanan Meclis oturumunda, katılan milletvekillerinin sayısı 275 ise; Yüce Divan'a sevk için evet oyu veren milletvekillerinin sayısı da en çok 275 olabileceğinden, burada, Yüce Divan'a sevk kararı kabul edilmemiş mi sayılacaktır; yoksa yeter sayı sağlanmadığından bahisle toplantı yapılmamış mı sayılacaktır? Eğer ikinci ihtimal geçerli kabul edilirse, Yüce Divan'a sevk kararının tekrar tekrar oylanması gerekecektir. Bunu hukukla, anayasanın mantığıyla izah edebilmek mümkün müdür? Zaten, karar yeter sayısının gerçekleşmediği hallerde, karar alınamamış olacağından, 96. madde hükmünden farklı bir toplantı yeter sayısı aramak abes olacaktır. Toplantı yeter sayısıyla ilgili bu "nevzuhur" yorum TBMM Başkanlığı tarafından benimsenmedikçe, cumhurbaşkanlığı sürecinin anayasada gösterildiği şekliyle başlatılması gerekir. Meclis'te cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayarak bundan siyasi sonuç çıkarmak isteyenlere ve onlar için başka siyaset üretemeyenlere güzel bir Fransız atasözünü hatırlatalım: "Bulunmayanlar daima haksızdır."

 avsahin@gmail.com

 

 

 

 
  Yazar: Av. Suat ŞAHİN Okunma sayısı: 12756
   
Üye Girişi

Şifre:

 


Haftanın Karikatürü


Anket

CUMHURBAŞKANI KİM OLSUN ?

Toplam Oy : 496

 
 
2007-20010 © Huder.org