Alternatif Menü
       Ana Sayfa
       Huder Forum
       Dergimiz
       Dokümanlar
       Site Üyeleri
       İnternet Bağlantıları
       Yargı Kararları
       Planlanan Faaliyetler
       Gerçekleşen Faaliyetler
       Sürekli Faaliyetler
       Ziyaretler
       Basın Açıklamaları
       Şube Yöneticilerimiz
       Tüzüğümüz
       İletişim ve Ulaşım
       Fotoğraf Galerisi
       Site İçi Arama
       Basında HUDER

En Hit 10 Döküman
 
1 Hukuk Devleti Olmaklığın Dayan 18076
2 Yemen Gezi Notları 16252
3 Bosna Hersek Gezi Notları 16210
4 Devre tatil sözleşmelerinde di 15068
5 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14186
6 Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Cumhu 12676
7 Başörtüsünün Hukuki Mahiyeti 11463
8 Mısır-Ürdün-Suriye Gezi Notlar 9660
9 Memurların Yargılanması 8989
10 AİHM'e başvuru ve sonrası 7316
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Hukuk, Hukukçu ve Hukukta Refo 5788
2 Türk Demokrasisinin 56 Yılı ve 6693
3 Öyleyse Neden 6632
4 Sunuş 5637
5 Afet Kararnameleri 6044
6 Hukukçular İçin Muhtemel Mesle 5964
7 Havana Kuralları 5564
8 Borsa ve Bölgesel Borsalar 6168
9 Memurların Yargılanması 8989
10 Kamu İhale Yasası Üzerine Değe 14186
 

En Çok Okunan 10 Karar
 
1 Devre tatil sözleşmesinin ipta 17361
2 Devre tatil sözleşmesinin ipta 13184
3 İdari para cezaları kesinleşme 11651
4 İcra takiplerinde asgari vekal 10742
5 Vergi davalarında nisbi ve üst 8509
6 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 8390
7 Eğitime Hazırlık Ödeneği (Kırt 8221
8 Telekom Sabit Ücret İptal Kara 8111
9 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 7864
10 Devre tatil sözleşmesinin ipta 7739
 

Son Eklenen 10 Karar
 
1 Telekomun uyguladığı sabit ücr 4782
2 Tel. Hattı almadan ADSL kullan 5989
3 Davayı kazanan İlam aslının al 6305
4 E-Posta Ile Sovme Sucu 5652
5 İdari para cezaları kesinleşme 11651
6 Adil yargılanma hakkı 6675
7 Tel. Hattı almadan ADSL kulla 6257
8 Evlilik nedeniyle iş akdinin f 6931
9 Başörtüsüne ilişkin iptal kara 5326
10 Geçmiş Kart Aidatına İade Kara 6996
 
 
 

 

AFET KARARNAMELERİ

 

Ülkemizde  son yıllarda yaşanan elim deprem felaketleri sonrası acıların sarılmasını temin için hükümet tarafından bazı tedbirler alınması gerekli görülmüştür. Bu tedbirlerin en önemlisi ve aynı zamanda kamuoyunda en çok   tartışılanı,  şüphesiz  Afet Kararnameleri olmuştur.

13/01/2000 gün ve 2000/9 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararı ile ilki başlatılan uygulama,14Ağustos 2000 tarihinde Resmi Gazete yayınlanan 2000/1043 sayılı karar ve  02/02/2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2001/1890 sayılı karar ile devam etmiş,son olarak ta 13/04/2002 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan   2002/3931 sayılı  Bakanlar Kurulu karar ile yenilenmiştir.

Afet kararları ile  tabi afetler sebebiyle gelir  kaybına uğrayan belediyelere gelir desteği sağlanması düşünülmüş, altı aylık Periyotlar halinde kapsama alınan mahalli idarelerin bütçeden aldıkları paylar 2,3,katı gibi artırılmıştır. Ancak siyasi mülahazalar   sakinlerinin bile fark edemediği belediyelerin tabi afetlere maruz kaldığını ortaya çıkarmıştır. Bu uygulamalar, etik tartışmaları bir tarafa hukuka aykırılıklar bünyesinde taşımaktadır.  

13/04/2002 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 2002/3931 sayılı  Bakanlar Kurulu kararı ile  4123 sayılı Tabii Afet nedeniyle Gelir Kaybı ve Alt Yapı Hasarına Uğrayan Belediyelere Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 6.maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca  listedeki belediyelerin katsayıları çarpılarak arttırılmış ve belediyelerin arttırılan kısmı 4123 sayılı Kanunun 1.maddesinde belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz hükmü kararlaştırılmıştır.

4123 sayılı Kanunun 1.maddesinde; “Bu Kanunun amacı, tabiî afete maruz kalan yörelerde normal hayatın devamını sağlayacak hizmetlerin yürütülmesi, hasar ve tahribatın giderilmesi ile 02.02.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanuna göre kurulmuş fonlardan yapılacak yardıma ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” Hükmü,

MADDE 6'da da Bu Kanun kapsamına giren yöre belediyelerinin tabiî afet nedeniyle toplayamadığı Emlak Vergisi dahil, diğer vergi, resim ve harçlar, 2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanuna göre kurulmuş bulunan fonlardan karşılanabilir.Tabii afete maruz kalan yörelerdeki belediyeler ve özel idarelere 2380 sayılı Kanuna ve ilgili yıllar bütçe kanunlarındaki hükümlere göre tahakkuk eden paylar Bakanlar Kurulunca azami 5 katına kadar artırılabilir. Bu uygulamanın süresi Bakanlar Kurulunca belirlenir”. Hükmü yer almıştır.

Kanunun 3. maddesinde yer alan "bağış ve yardımlardan, her ne ad altında toplanırsa toplansın nakdi olan yardımların aktarılacağı  Afetler Fonu” 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunla 1/1/2002 tarihinden geçerli olmak üzere madde metninden çıkarılmıştır.

2380 sayılı Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi  Hakkında Kanunun eski 1.maddesine göre , genel bütçeli vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden belediyelere % 9,25, il özel idarelerine % 1,70 nispetinde pay verilmekte idi. Yine  İller Bankasında toplanan belediyeler payının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının % 3'üne tekabül eden bölümü Bayındırlık ve İskan Bakanlığı emrinde "Belediyeler Fonu" olarak İller Bankasındaki bir hesapta toplanarak kullanılmaktaydı. Kanunda  22/1/2001 - 4629/3  sayılı kanunla yapılan değişiklikle; "genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere % 6, il özel idarelerine % 1.12 nispetinde pay verilir." denilmekte olup, fon kısmı kaldırılmıştır. Anılan kanunda bundan başka kullanılabilecek bir fonda bulunmamaktadır.

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1.maddesinin 2.ve 3.fıkrasında  ise;“Afete uğrayan meskûn yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalâaları da alınarak İmar ve İskân Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte  belirtilir.

Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskân bakanlığı tarafından karar verilir.” Denilmektedir.

Bu maddeye dayanılarak da çeşitli tarihlerde İmar ve İskan Bakanlığınca tebliğler yayınlanmış hasara uğrayan belediyelerin neler yapmaları gerektiği bildirilmiştir.

Anayasa'nın 10.maddesine göre; “Herkes ,dil,ırk,renk cinsiyet , siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Hiçbir kişiye, aileye zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” Hükmü yer almıştır.

7126 sayılı Sivil Savunma Kanunun 1.maddesinde Tabii afetlere karşı alınacak alınacak tedbirlerle ilgili konular, 6.maddesinde ise tabii afet gören yerlerde her türlü kurtarma ve yardım işlerine mahalli mülki amirlerce görülecek lüzum üzerine o mahaldeki  sivil savunma ekiplerinin katılması zorunluluğu getirilmiştir. Bakanlar Kurulu kararındaki  Belediyelerce bu esaslara uyulan ibare bulunmamaktadır.

Müsnet kanun metinlerinden de anlaşılacağı üzere,

1-2380 sayılı Kanuna göre  genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere % 6, il özel idarelerine % 1.12 nispetinde pay verilmektedir.

2-2380 sayılı kanunda başka bir ödenek yada fon bulunmamaktadır.

3-Bütçe Kanunlarında da genel bütçeden ayrı bir ödenek bu işe ayrılmamıştır.

4 4123,7269 sayılı kanunların ilgili maddeleri uyarınca Belediyelere yardım yapılabilmesi için Belediyelerin yol,su, elektrik kanalizasyon gibi alt yapı tesislerinin hasar görmesi ve afet nedeniyle  ekonomik yaşantısı sekteye uğrayan afetzede vatandaşlardan toplayamadığı emlak vergisi, harç, resim vb.kalemlerden ötürü veya belediyelerine gelir getiren kendi tesislerinin hasar görmesi nedeniyle gelir kaybına uğraması koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

5-Tüm idari işlemlerde olduğu gibi bu konuda da  idareye tanınan taktir yetkisi de, keyfi olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.(Danıştay Altıncı Dairesinin 1999/ 4120 E.- 2000/1002 K.)

6-Hangi kriterlerin esas alınarak katsayı tespiti yapıldığı belli değildir.

7- Söz konusu Bakanlar Kurulu kararları Belediyeler arasında hukuka aykırı ayrım yapmaktadır.

Bilindiği üzere ,1982 Anayasasının madde 125'e göre  - İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun  2. maddesinde idari dava türleri arasında  İptal ve Tam Yargı Davaları düzenlenmiştir. a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile ; Yeniden düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.)

İptal Davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat  yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır.Yani İptal davaları ,sakat bir idari işlemin kaldırılmasını güden bir dava türüdür.(1) Bir başka deyişle idarenin hukuka aykırı bir icrai kararından dolayı menfaati ihlal olunanlarca açılan davaları ifade eder.(2) Her halukarda idari tasarruflarda; temelini teşkil eden iradenin ehil ve yetkili bir merci ve makamca ortaya konulmasını gerektiren yetki unsuru,(3) tasarrufun yapılmasında bir kararın alınmasında takip edilecek usul ve merasim ile tamamlanması gereken formalite ve işlemlerin varlığını gerektiren şekil unsuru,(4) idareyi işlem yapmayan yönelten şartın yani işlemin sebebinin bulunmasını zorunlu tutan sebep unsuru, işlemin objektif hukuka uyumlu, hukuk düzenini etkileyerek meydana getirdiği farklı ve yeni hukuksal sonucun bulunmasını gerektiren konu unsuru,(5) idari makam ve mercilerin yaptıkları işlemden elde etmek istedikleri nihai sonucun varlığını zorunlu tutan   maksat unsuru idari işlemlerin vazgeçilmez koşullardır. Bu unsurların hukuka uygunluğu ise idari yargı yerlerince  denetlenir. Unsurlardan birinin hiç olmaması veya usul ve yasaya uygun kullanılmaması iptal nedenidir.

Tam Yargı Davaları, İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan açılan ihlal edilmiş hakkın yerine getirilmesinin talep edildiği,idari faaliyetlerden doğan maddi ve manevi zararların giderilmesine ve haklı bir neden olmaksızın idarenin mal varlığına geçen bir mal veya paranın geri alınmasına ilişkin davalardır.(6)

İdare Hukukunda, tam yargı davaları Danıştayda idare ve vergi mahkemelerin-de  doğrudan doğruya açılabileceği  gibi  iptal ve tam yargı davaları birlikte açılabilir yada  ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. (2477/12)

İYUK  Madde 3-d'ye göre  tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar dava dilekçelerinde gösterilmek zorundadır.

Bu hükme göre  tam yargı davalarında fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması söz konusu  olamaz. Ancak  zararın önceden tespiti mümkün olmayan  hallerde  anılan hükmün uygulanması hak kaybına neden olabilecektir. Nitekim Danıştay Bir İçtihadı Birleştirme Kararında (7) kamu görevlilerine ilişkin mevzuattan doğan uyuşmazlıklarda İYUK 3/d  maddesinde yer alan tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterileceğine ilişkin hükmünün, bunun mümkün olduğu ,yani zarar miktarının hesaplanabileceği durumlar için uygulama alanı bulabileceği, kamu görevlilerini ilgilendiren mevzuat dolayısıyla zararın tespit edilemediği hallerde dilekçede dava konusu miktarın gösterilmemesinin zorunlu olmadığına  aynı yöndeki daire görüşleri uyarınca içtihadın birleştirilmesine hükmetmiştir.

Danıştay Kanununun   Madde 24 maddesine göre Bakanlar Kurulu kararlarına  karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları Danıştayca    ilk derece mahkemesi olarak karara bağlanır.

Afete ilişkin karalar bilindiği üzere Bakanlar Kurulu Kararıdır. Bu kararlarda idari yargı denetimine tabi olmakla haklarında  iptal ve tam yargı davası açılması mümkündür. İdarenin  kanunla düzenlenmesi gereken ve düzenlenen alanlarda payların taksiminde- takdir kullandığı,  hasar durumu ve normal gelirleri dikkate alınarak belirlenmesi gereken katsayıların  tespitinde objektif  kriterlerin esas alınmadığı,. Afete uğrayan belediyelere sağlanan ek gelirler merkezi idarece belediyelere ilave bir fondan karşılanmadığı sair belediyelerin gelirlerinden kesildiği, Yukarıda izah edildiği üzere anılan kararların  4123,2380,7269,7126,AY.10   aykırılığı nedeniyle şekil, sebep ve maksat yönlerinden  hukuka aykırılığı iddia edilebilir.Nitekim Danıştay ilk kararla ilgili -2000/9 sayılı BKK-aynı nedenlerle iptal kararı vermiştir.Açılan davalar iptal davaları olabileceği gibi tam yargı davaları olması da mümkündür.  Tam yargı Davalarında Zararın nisbetini belirlemek mümkün görünmemektedir.Zira BKK 6 ay için çıkarılmakta, davanın ise genel dava açma süresi olan 60 gün içinde açılması gerekmektedir.Yani zarar gelecekte doğacaktır.  Bu halde ise ancak bir ayın zararı belirlenebilir. Bu bile mevcut bürokrasi içinde zor bir ihtimaldir.  Dava dilekçesinde,miktar belirtilmeden doğacak zararın ödetilmesine karar verilmesinin talebi de mümkündür.Her ne kadar   İçtihadı Birleştirme   kamu görevlileri mevzuatına ilişkin ise de  ise de   kanaatimizce aynı zorunlulukların bulunması halinde sair mevzuatın icrasında da uygulanabilmelidir. Yine öncelikle iptal davası açılarak İYUK /12 gereği dava sonucu -zarar da o zamana kadar doğacağı için  tam yargı davası açılabilir. Bizce de en isabetli yol budur.

DİPNOTLAR

1-Prof Dr Tahsin Bekir Balta-İdare hukuku Ders Notları            II 245

2-Prof Dr Hazma Eroğlu - İdare hukuku Ders Notları 125

3- D.5.D.1,3,1978-1975/9146,78/715)

4-S.Sami ONAR İdare Hukukunun Umumi Esasları 308,

5- Şeref Gözübüyük İYU 99/147

6- Kazım Yenice İYU 83/73,74 

7- Dan.İçt. Bir. Kur.29/12/1983-83/1,83/10 sayılı kararı  

 
  Yazar: Av. Muammer PARLAR (Konya Barosu) Okunma sayısı: 6045
   
Üye Girişi

Şifre:

 


Haftanın Karikatürü


Anket

CUMHURBAŞKANI KİM OLSUN ?

Toplam Oy : 494

 
 
2007-20010 © Huder.org